Kamptaki siktiğim kız

Bazı zamanlar muhtelif illerin bizim açımızdan ayrılmış kamp alanlarında 5-6 günlük kamplarda hem eğitim hatta tatil emelli konaklamalar yapardık.
Bu kez azası olduğum sivil toplum kuruluşunun amaç noktası Kızıl inler köyüydü.
Eğitimler ve koşuşturmacalı hayatım sebebinden sekse olan ilgim nerdeyse hiç kalmamıştı.
Uzun boylu zayıf fakat bedenine göre de epey büyük bir aleti olan 22 yaşında bir erkeğim.
Kızları tatmin etmeye kafi olduğumu düşünürüm ki bunun da ispatları var mutlaka.
Kamp alanına kendisi motorumla gitmeye karar aldım.
Kuruluşun araçları epey sıkıcı gerçekleşir yol geçmek bilmezdi hatta onlardan evvel orada olup çevresi keşfetmek isterdim.
yine öyle oldu ihtiyaç duyulan olan bütün ekipmanlarımı hazırlayıp yola çıktım.
Herkesten evvel oradaydım ve biraz gezindim derken otobüsle ekibin başka kalanı da geldi.
Arkadaşlarımla selamlaştıktan ardından gözüme biri takıldı.
Oldukça spor ince zayıf benim gibi buğday tenli narin bir kızdı.
Tanıştırdılar bizi Can-Sibel, Sibel-Can.
Elini sıktım ve o lâhza elektrik akımına uğramış gibi hissettim kendimi.
Derken yemek ihtiyacını gidermek içersinde kendimize kalifiye hazırlanmış kumanyalarla masalara geçtik.
Ama ben gözlerimi Sibel’den alamıyordum.
Hapsetmiştim adeta onu.
Yemekten ardından halat eğitimi başladı.
Daha deneyimliler akşam içersinde ateş yakmalılardı.
O vazifiyeti de ben üstlendim.
Etraftan topladığım çalılıklarla ateşi yakmaya başladım, hava da iyice çökmüştü.
Ateş hazırdı üstüne su koydum çay Eklendi faslı olacaktı.
Tam o sırada eğitim bitmişti ve birer birer ateşin çevresine oturmaya başladılar.
Sibel tam karşıma oturmuştu.
Hala farkında değildi onu seyrettiğimin.
Birkaç saat oturduktan ardından çadırlar kurulmaya başlandı.
Oldukça zahmetli bir işti tabi bu 10 dan çok çadır vardı.
Kadınlar erkekler tek tek yatacaklardı.
Yavaş aheste dinlenmek içersinde çadırlara geçiyorlardı.
Benim ise daha uykum gelmemişti ateşi seyrediyordum.
O sırada Sibel’in çadırdan çıktığını gördüm konumunu yadırgamış uyku tutmamıştı onu da…
Yanıma geldi bir şeyler anlatıyordu fakat yanlızca takip ediyor ve onu becermenin hayalini kuruyordum o benimle konuşurken.
Aşağı da ufak bir şelale var o bölgeye gidelim mi dedim.
Merakla gerçekleşir demişti.
Yürümeye başladık gelmiştik neredeyse taban kaygan ve Sibel’in ayakkabıları makul olmadığı düşecek gibi oldu ve bende derhal tuttum bir lâhza göz göze geldik eli omzumda sarılmıştı.
Bende kendime doğru çekiyordum sikim kalkmıştı o arada.
Bu ne bu tür diye konuştu şaşkınlıkla.
Seni isteyen bişi görmek ister misin dedim.
Dayanamadan kendisi açtı fermuarımı.
Sikimi eline almış okşuyordu.
Kayalıklara yaslandım bir baktım ki o da pantolonunu çıkarıp yanıma yanaşıyordu.
Biraz öylece koklaştık,seviştik… ardından yere oturdum kucağıma geldi.
Sikimi eline almış amını okşatıyordu.
Çok tuhaf huylanıyordum ben bişi yapmıcam evvel sen bildiğin gibi kendisini boşalt dedim.
İyice sürtüyordu dudaklarına ıslandıkça ıslanıyor bir yandan da hopluyordu üzerimde derken tam boşalmak üzereyken içerisine aldı sıkıştırmaya başladı.
Hissediyordum benim de dayanacak halim kalmamıştı fakat bu yolla boşalamazdım.
Ayağa kalktım ayaktayken kucağıma aldım onu o şekilde zıplatıyordum.
Saçlarımdan çekip hadi sik beni diye inliyordu…
Birkaç dakika ardından onu kucağımdan indirip şelaleye doğru olağanüstü bir şekilde boşaldım.
Daha bişi anlamamıştım.
Çok uzun vakittir kimseyle olmuyordum zira.
Biraz henüz kalalım dedim.
Bütün enerjini henüz harcama diye konuştu.
İlerleyen akşamlarda da senin olacağım.
Sen mükemmelsin diye konuştu.
Bu defa hoşuma gitmişti…
Tekrar çadırlara gitmek içersinde yürümeye başladık.
İyi geceler öpücüğü kondurup beni düşünerek uyu dedi… onu düşünmeden uyumak ne olası.
Bende çadırıma girdim fakat o dakikaları yeniden yeniden yaşıyordum.
Sikim hala inmek bilmiyordu.

Bir Cevap Yazın